1 Haziran 2026 Pazartesi

21. ASIRDA 5. NESİL SAVAŞ/SESSİZ SAVAŞ KAPSAMINDA SİBER SAVAŞ

 Burhanettin Can  – Umran Dergisi/Haziran 2026-382. Sayı

 

“Düşmanınızı ve kendinizi yeterince iyi tanıyorsanız, yüzlerce savaşa girseniz bile sonucundan korkmazsınız. Kendini tanıyıp düşmanını tanımıyorsan kazanılan her zaferin yanında mutlaka yenilgi de olacaktır. Ancak ne kendini ne de düşmanı tanımıyorsan her savaşta yenilmeye mahkûm olursun.” Sun Tzu[1]

 

Cep telefonları dâhil tüm ‘akıllı’ sistemlerin siber saldırılarda silah olarak kullanılabileceğini biliyoruz. Bunun temel sebebi bu sistemlerin gittikçe yaygınlaşması hemen hemen her alana girmesidir. Her geçen gün böylesi sistemlerin kapsam alanı genişlemekte ve de çeşitlenmektedir. Nano teknolojiden piko teknolojiye doğru gidildikçe bu genişleme ve yaygınlaşma daha da artacaktır.

Mevcut ‘akıllı sistemler’;  bilgisayar/telefonlar ve aksesuarları, sağlık teknolojileri, ev cihazları, giyilebilir teknolojiler, arabalar ve otonom araçlar, endüstriyel ve altyapı sistemleri, finansal sistemler, telekomünikasyon sistemleri,  ulaşım ve altyapı sistemleri, şehir teknolojileri, tarım cihazları, askerî ve savunma sistemleri, otonom deniz araçları, dronelar ve otonom uçan cihazlar ve robotlar şeklinde sıralanabilir. Mevcut ya da var olabilecek tüm ‘akıllı sistemler’, insanların, toplumların, devletlerin aleyhine tahrip edici bir şekilde kullanılmıştır ve de gittikçe daha da tahrip edici bir şekilde kullanılacaktır. İblis’in yolundan gidenlerin uygulayacağı temel strateji, İblis’in stratejisi olacaktır (7/A’râf, 16-17).

Bu yazıda 5. nesil savaşlar kapsamındaki siber savaş teorisi ele alınıp değerlendirilecektir. Ancak konunun daha iyi anlaşılabilmesi için siber savaş merkezli olarak geçmiş savaşların analizi, temel özellikleri ana hatları ile ele alınarak bir altyapı inşa edilmeye çalışılacaktır.

Savaşların Tasnif Edilme Kriterleri ve Savaş Türleri

Cennette Hz. Âdem ile İblis arasında başlayan mücadele, Hz. Âdem ile eşinin yeryüzüne gönderilmesi ile sonuçlanmamış, Hz. Âdem’in nesilleri arasında tarih boyu devam etmiş ve de kıyamete kadar da sürecektir. Farklı renk, dil, boy, kabile, kavim, aşiret, millet ve de ümmetlerin ortaya çıkışı ile bu mücadeleler çeşitli vasıtalarla değişik şekiller almıştır. Mücadelelerin vasıtası, şekli, büyüklüğü, katılanı ne olursa olsun bu mücadeleler için genelde savaş kavramı kullanılmıştır. Bu kavram zamanla karmaşıklaşmış, vasıtaları, şekli değişmiş fakat ana amacı ve hedefi değişmemiştir.

Tarihte çok büyük kültürel, sosyolojik, ekonomik, siyasi ve teknolojik değişimlerin meydana geldiği dönemlerde insanların, toplumların ve de sistemlerin değerlerinde, alışkanlıklarında, kullandıkları araç ve yöntemlerde çok büyük değişiklikler vuku bulmuştur. Zamanla teknolojik değişim gittikçe ağırlık kazanmış ve de değişimin âdeta merkezine oturmuş ve savaşların her boyutunu ciddi ölçüde değiştirmiştir. Teknolojik değişimi yakalayıp üretim yapanlar hem bölgelerinde hem de küresel düzlemde etkili olmuşlar, çevrelerinde ağırlık merkezi hâline gelmişlerdir.

Teknolojik değişimlerin en etkili olduğu alanlardan biri de savaşlardır. Gelişmeler savaşların yapısı, şekli ve muhtevası, kullanılan askerî taktik ve stratejiler, örgütlenme biçimleri ile sistemler, kullanılan araç ve gereçler üzerinde çok ciddi etkiler doğurmuştur. Süreci okuyup gerekli atılımları yapanlar kazanmış, bunu yapamayanlarsa kaybetmiştir. Hatta tarih sahnesinden silinmişlerdir.

İnsanlığın başlangıcından bugüne kadarki savaşlar değişik ölçütler kullanılarak tasnif edilmiştir. Savaşları sınıflandırmada kullanılan kıstaslar genellikle şunlardır: Savaşın amacı, mahiyeti, muhtevası, karakteri, kullandığı unsurlar, unsurlarındaki değişimler, taraftarları, nasıl olduğu, hedeflerindeki değişimler, aldığı şekil. Bunlar göz önüne alınarak savaşlar; nicel verilere, analiz düzeyine, kullanılan askerî unsurlara, amaçlarına, taraflarına ve tarihsel süreçlere/nesillere göre farklı türlere ayrılmıştır.[2]  Bu savaş türleri daha alt sınıflara ayrılarak analiz edilmektedir aynı zamanda. Burada bizi ilgilendiren tarihsel süreçlere/nesillere göre savaş türleridir. Siber savaşlar, bu kategori kapsamındadır. Bu tür ile ilgili yapılan sınıflandırmada kullanılan teknolojiler merkeze alınmıştır. Doğal olarak teknolojilerdeki gelişim zamanla ortaya çıkmıştır, teknolojinin mahiyetine bağlı olarak da süreç ciddi bir şekilde etkilenmiştir. Nesillere göre yapılan savaş sınıflandırması şu şekildedir: 1. nesil savaşlar (1648-1918), 2. nesil savaşlar (1918- 1945), 3. nesil savaşlar (1945-1989), 4. nesil savaşlar (1989-2000/2014), 5. nesil savaşlar/hibrit savaşlar/sessiz savaş (2000/2014---) (Şekil 1).[3]

 

Şekil 1: Savaşların dört nesil olarak tarihî süreci.[4]

 

Genel olarak nesil savaşlarının hem başlangıç ve bitiş tarihleri hem de muhteva ve kullandıkları araçlara ilişkin bir mutabakat yoktur. Tarihler ve muhteva uzmanlara göre değişmektedir.  1. nesil savaşlar insan gücü, 2. nesil savaşlar ateş gücü, 3. nesil savaşlar sanayinin sağladığı güç üzerine inşa edilmiştir[5]. Tarafların sahip olduğu imkânlara göre savaşlar şekillenmiş, kazanan ve kaybedenler belirlenmiştir. 3. nesil savaşlar sahip olunan sanayi imkânlarına göre mensuplarına oldukça yüksek hareket kabiliyeti kazandırmıştır. Uçak ve gemi sanayisindeki gelişmeler, bunları elinde bulunduranlara kuvvetlerini, karadan, havadan ve denizden çok uzak mesafelere, düşmanın derinliklerine hızlıca ulaştırma imkânı vermiş, harekât kabiliyetlerini artırmıştır. Uçak gemileri, denizaltılar, süpersonik uçaklar, havada uçaklara yakıt imkânı sağlanması, savaş sanayiinde meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, atom, hidrojen bombaları gibi nükleer silahların geliştirilmesi, tahrip güçlerinin artırılması, 3. nesil savaşta öne çıkan özellikleridir. Görülebileceği gibi ilk üç nesil savaşlarda devlet merkezli askerî faktörler baskındır. 

  1. Nesil Savaşların Temel Özellikleri

Bu savaşlar, SSCB’nin çöküşü başka bir ifadeyle Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile dijital dönüşümün/siber uzayın/yapay zekânın ortaya çıktığı döneme kadarki savaşlardır. Bu süreçte ABD, SSCB coğrafyasındaki yeni devletleri NATO’ya alarak, onlarla ittifak kurarak tek süper güç hâline gelmiştir. Rusya’yı batıdan, Çin’i de güneyden kuşatacak tarzda bir genişleme stratejisi geliştirmiştir. Ayrıca dünyanın birçok bölgesinde çeşitli krizler, bölgesel savaşlar çıkartarak etki alanını genişletme gibi bir stratejiyi yürürlüğe sokmuştur.[6] ABD’nin bu stratejisine karşı Rusya, 2013’te Gerasimov doktrinini, “kontrol edilen kaos”, inşa ederek 2014’ten itibaren “doğrusal olmayan savaş” adını verdiği doktrini yürürlüğe sokmuştur.[7]

İlk üç nesil savaşta çok önemli görülmeyen ve öne çıkmayan askerî faktörlerin dışında sosyal, kültürel, siyasi, ekonomik, psikolojik faktörler ve farklı insan unsurları sürece dâhil olmuştur. 4. nesil savaşta devlet güçlerinin yanı sıra devlet dışı aktörler olarak paralı askerler, özel askerî şirketler, teröristler, aşiretler, mezhepler, etnik unsurlar vb. sürece katılmış ve bir asimetri ortaya çıkmıştır. Bunlar, stratejinin, taktiklerin ve operasyonların önemli unsurlarına dönüşmüştür. Dolayısıyla harekâtın ağırlık alanı değişmiş, askerî harekât “kritik arazilerden” yerleşim bölgelerine, şehirlere kaymış, siviller ile savaşçılar iç içe geçmiş, aralarında görünür bir şekilde ayrım yapmak ciddi bir şekilde zorlaşmıştır. Bu sebeple “halkın içinde savaş kavramı” ortaya atılmıştır. Savaşın ağırlıklı olarak sivil yerleşim bölgelerine kaymasından dolayı konvansiyonel güçlerin kullanılması da çok zorlaşmıştır. Bununla birlikte 4. nesil savaşların kendisinden önceki savaşların üzerine inşa edilmiş olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Ancak yeni yetenekler, imkânlar ve süreçler sisteme dâhil edilmiştir.

  1. nesil savaşlarda ana hedef, kargaşa ortamı inşa ederek hedefe konan ülkeyi, ülkedeki yönetimi zayıflatmak, iş yapamaz hale getirmek, siyasi olarak yalnızlaştırmak ve yıllar süren düşük yoğunluklu bir çatışma içine sokarak yenmektir. Bu bağlamda bu savaşların özelliklerinden bazılarının hatırlanmasında fayda vardır:
  • Stratejiler, etki odaklı harekât ve gözlem, yönlendirme, karar ve harekât döngüsü ile inşa edilip uygulamaya sokulmaktadır.
  • Ana hedef, hedef ülkeyi yıpratmak, hedef ülkenin yönetimi ile halkının arasına açmak, ülke yönetiminin iradesini felç ederek çökertmek; karar veremez hâle getirmek, toplumsal dayanışmasını yıkmaktır. Bu sebeple düşmanı bir arada tutan temel değerlerine, eğitim ve ekonomik değerlerine zekice, sinsice, doğrudan ve dolaylı saldırılar düzenlemek, merkezî öneme sahiptir. Ana hedef, ekonomik ve eğitim sistemini çökertmektir. Bu amaçla insan hakları ve diğer algı tabanlı operasyonlar zenginleştirilmekte, küresel düzlemde ekonomik gizli ambargolar uygulanmaktadır. Etnik ve mezhebî farklılıklar, zengin-fakir, yöneten-yönetilen üzerinden dinî farklılıkların fay hatlarına enerji yüklenerek silah kullanmadan düşman unsurlar, kendi iç dinamikleri üzerinden uzun süreli çatışma ortamına çekilerek zayıflatılması hedeflenmektedir. Siyasi iktidarın ve devletin meşruiyeti günlük hayatta tartışmanın merkezine yerleştirilmektedir. Zihnî ve fikrî kafa karışıklığı sürekli kılınmaya çalışılmaktadır.
  • Bu savaşlarda teknoloji ağırlık merkezidir. Yüksek teknolojiye sahip silahları kullanan küçük bir askerî birlik daha etkin hâle gelmiştir. Silahlı insansız hava araçlarının kullanılması ile operasyonlar çok etkili olmaya başlamıştır. Bu sebeple düzenli ve düzensiz savaş görevlerini başarıyla yerine getirebilecek, hareket yeteneği yüksek askerî yapılanış mecburiyeti vardır. Askerî operasyonların planlanmasında ve uygulanmasında askerî olmayan yetenekler önemli ve etkindir. “Devlet dışı aktörler” etkin duruma gelmekte, taşeronlar kullanılmakta, özel askerî şirketler sürece katılarak vekâlet savaşları yapılmakta, iç savaşlar/ayaklanmalar çıkarılmakta, terör saldırıları yoğunlaşmakta, asimetrik çatışmalar yaygınlaşmakta ve de sivil ölümleri artmaktadır. Düşmanı imha etme yerine iradesini çözerek teslim olmasını sağlayacak fiziksel ve fiziksel olmayan “etki odaklı harekât yaklaşımı” baskın duruma gelmiştir.
  • Saldıran devlet, ülke, genelde saldırıyı bizzat kendisi yapmamakta, “vekâlet savaşları” stratejisini hayata geçirerek kendisini gizlemektedir. Ajanlar, teröristler ve silahlı gruplar, gizlenmek ve daha kolay hareket edebilmek için toplumun içine girmektedirler. Bu sebeple teröristlerle, ajanlarla siviller arasında ayırım yapmak zorlaşmaktadır.
  • Bu savaşlarda önemli unsurlardan biri de göçmen savaşçılar ve göçmenlerdir. Bu insan unsurları kullanılarak hedef ülkenin sosyolojik yapısı zayıflatılmaya ve de ülke dolaylı bir şekilde işgal edilmeye, parçalanmaya çalışılmaktadır.
  • Bu savaş türünde baskın güç, dijital teknolojideki gelişmeler olduğundan medya, sosyal medya, ağlar üzerinden yürütülen bilgi savaşları ve psikolojik savaşla muhalif karar vericilerde kafa karışıklığı meydana getirilerek kolay ve doğru karar vermeleri engellenmeye çalışılmaktadır.
  • Oldukça karmaşık psikolojik savaş yürütülerek medya ve sosyal medyada yönlendirilmiş haberler üzerinden halkın kafası karıştırılarak devlete, yönetime karşı güvensizlik inşa edilmeye ve halk tabanında ümitsizlik ve öfke oluşturulmaya çalışılmaktadır.
  • nesil savaşlardaki “konvansiyonel askerî yetenekleri”, “konvansiyonel olmayan tehditlere karşı kullanmada ciddi zorluklar ortaya çıkmış”; uçaklar, tanklar, füzeler ve toplar gibi etkili konvansiyonel silah sistemleri eskiye nazaran daha etkisiz hâle gelmiştir. “Hiyerarşik ve büyük askerî teşkilat yapıları”, “klasik askerî planlama ve karar alma süreçleri” ve “operasyonların yönetimindeki usul ve esaslar” eskiye nazaran çok zayıflamıştır. Bu sebeple 4. nesil savaşlarda askerî kuvvetler, bilgi teknolojilerinden çok daha fazla yararlanmakta, ağ tabanlı bir yönetim oluşturularak, birlikler küçültülmekte ve karargâhlar büyütülmektedir. [8]
  1. Nesil Savaşlar/Hibrit Savaşlar/Sessiz Savaş

Siber savaşlar, 5. nesil savaşlar kapsamında değerlendirildiğinden bunların ana özelliklerinin ve diğer savaşlardan farklı yönlerinin değerlendirilmesi şarttır.[9] Dijital teknoloji, yapay zekâ teknolojisi, nanoteknoloji ve biyoteknolojide meydana gelen korkunç değişim ve gelişim, 4. nesil savaşların mantığını çok etkilemiş, doktriner değişikliklere sebep olmuş, belirsizlikleri ve asimetrik etkileri artırmış, bilgi savaşlarını hızlandırmıştır. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak 4. nesil savaşlara siber savaşın ve drone savaşlarının eklenmesi ile 5. nesil savaşlar ortaya çıkmıştır. Bu isim üzerinde genel bir mutabakat yoktur. ABD’nin 2018 tarihli “Ulusal Askerî Stratejisi”ndeki yaklaşımları, Rusya’nın 2014’teki “doğrusal olmayan savaş”, ABD tarafından “varoluşsal düşman” konumuna yerleştirilen Çin’in 2015’teki “bilgi tabanlı savaşı kazanma” konsepti 5. nesil savaş kapsamında yapılan isimlendirmeler olarak değerlendirilebilir.[10]

Hibrit/sessiz savaş kavramı, bünyesinde bir araya gelme imkânı bulunan farklı savaş türlerinin bir entegrasyonudur. Hibrit savaş, 4. nesil savaşlara siber savaş, dijital savaş gibi yeni savaş türlerinin eklenmesi ile ortaya çıkan çok karmaşık yeni bir savaş türüdür. Hibrit savaş yeni bir savaş türü olup aşağıda ifade edilen temel özellikler üzerine inşa edilmiş olduğundan diğer savaşlardan köklü biçimde ayrılmaktadır.[11]

  • Hibrit savaşta ana amaç toprak işgal etmek değil, hedef ülkede arzu edilen etkileri oluşturarak kendine tâbi olabilecek bir yönetimi iş başına getirebilmek ve onun üzerinden istenen her şeyi dikkatleri çekmeden icra edebilmektir.
  • Hibrit savaşta, “büyük veri” (big data), “veri mühendisliği” (data-mining), sosyal-medya ve diğer internet araçları çok etkin ve önemli bir şekilde kullanılmakta ve de kullanılacak; “ağlar savaşının” ağırlığı artacaktır. Bu sebeple de “savaş her yerde olacaktır.” Hibrit savaşın etkili olabileceği bu yeni alan, “siber uzay” diye isimlendirilmektedir.
  • Çatışma ortamı, politik, ekonomik, psikolojik, bilişim ve propaganda faaliyetleri ile diğer askerî olmayan faaliyetlerin, sivil halkın ve gerektiğinde özel kuvvetler dâhil askerî güçlerin iç içe geçmiş bir şekilde kullanıldığı bir ortamdır. Devletler ve devlet dışı aktörler birlikte ve aynı anda hareket etmektedir. Fakat asker dışı unsurlar baskındır ve de etkileri gittikçe daha da artacaktır.
  • Hibrit savaşta, ana aktör halktır. Halk, savaşın hem amacı hem de hedefidir. Saldırılan ülkenin toplumsal hassasiyetleri, psikolojik yapısı, zafiyetleri ve sosyolojik fay hatları hedefe konmaktadır.
  • Tüm güç unsurları, vasıtaları ve tüm savaş bileşenleri operasyonel/taktiksel düzeyde yenilikçi bir tarzda, en uygun şekilde birleştirilip bütünleştirilmekte ve eş zamanlı kullanılmaktadır.
  • Yapılan saldırının anlaşılmaması için şuurlu bir şekilde kaos inşa edilmektedir. Saldırı önemsiz bir şeymiş gibi gösterilerek hedef ülkenin dikkati dağıtılmakta ve de cevap vermesi engellenmeye çalışılmaktadır. Kurbağa haşlama stratejisi uygulandığından hedef ülkenin ne olduğunu anlayamaması için yapılan harekâtlar zamana yayılmaktadır.
  • nesil savaşların en önemli özelliklerinden biri, savaş ve barış arasındaki çizginin aşırı ölçüde bulanıklaşması ve de her geçen gün farklı, yeni yöntemler ve araçlar kullanılarak bulanıklığın daha da artmasıdır. Bulanıklık artırılarak saldırılan ülkenin, saldırıya uğradığının farkına varamaması ve de tedbir almaya lüzum hissetmemesi sağlanmak istenmektedir. Yapılan işin bir saldırı olduğu fark edildiğinde, hedefe konan ülkenin cevap verebilecek zamanı ve de hazırlığı olmamış olacak ve iş işten geçmiş olacaktır.
  • Öncelikli strateji, savaşmadan kazanmak olduğundan askerî olmayan imkânlarla, araçlarla sonuç almak öne çekilecek, muharebe sahası daralacak, fakat savaş alanı genişleyecek; karar verici ülke yöneticileri üzerine daha çok psikolojik baskı uygulanacaktır. Dolayısıyla düşman kuvvetlerin imha edilmesinden ziyade, mevcut sistemlerinin işlemez hâle getirilmesi, siyasi otoritesinin yıkılması, değiştirilmesi daha da önemli olacaktır.
  1. nesil savaş olan hibrit savaşla ilk dört nesil savaş, Tablo 1’de karşılaştırılmaktadır. Bu mukayese geleceğe dönük bir projeksiyon ortaya koyması açısından önemlidir.

 

Tablo 1: Hibrit savaşın diğer savaş konseptleri ile karşılaştırılması[12]

 

Sonuç: Siber Uzay ve Siber Savaş

Dijital teknolojinin baş döndürücü bir şekilde gelişmesi ve genişlemesi ile ağ merkezli yeni bir savaş türü olan siber savaşlar ağırlık kazanmış ve de her geçen gün önemini ve de ağırlığını gittikçe artırmaktadır.[13] Dijital teknolojideki bu gelişim, hibrit savaşa beşinci savaş alanı olarak yeni bir alan ve de yeni bir savaş eklemiştir: “Siber uzay”, “siber savaş”. Siber uzayın meydana gelmesi ile birlikte saldırılar, uzaydan yere, yerden uzaya ve uzaydan uzaya şeklinde vuku bulacaktır (Şekil 2).

Şekil 2: Beşinci savaş alanı siber uzay.[14]

 

Siber (cyber) kavramı “internete ilişkin”, “bilişim teknolojisine ilişkin, bilgisayarlara ya da internete ait[15], sibernetik ise “güdüm bilimi” anlamına gelmektedir.[16] Siber uzay için literatürde değişik tanımlamalar yapılmıştır: “Bilgisayar ağları üzerinde sayısallaştırılmış bilginin iletildiği düşünsel ortam”. “Bilgisayar ve füzelerden, güneşten gelen ışınlara kadar elektronik ve elektromanyetik görüngenin kullanımı ile karakterize edilen alan”. Türkiye’nin 2016-19 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi Belgesi’nde ise şöyle denmiştir: “Tüm dünyaya ve uzaya yayılmış durumda bulunan Bilişim sistemlerinden ve bunları birbirine bağlayan ağlardan veya bağımsız bilgi sistemlerinden oluşan sayısal ortam”.

Tanımlamada ağırlık merkezi, tüm dünyaya ve uzaya yayılmış olan bilişim sistemlerinin varlığıdır. Bu bilişim sistemleri, ağlarla birbirine bağlı olabilir, olmayabilir de. Her iki durumda da sayısal bir ortam vardır. Dolayısıyla siber uzay, fiziksel ve sanal olmak üzere iki ana boyuta sahiptir. Siber uzayın fiziksel yapısı, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, her türlü akıllı nesneler, sayısal elektronik cihazlar, algılayıcılar, uydu sistemleri, bütün bilgisayar ağlarını içeren, internet ve her türlü bilgi ve iletişim sistemleri ve kullanıcılardan oluşmaktadır. Buna karşılık siber uzayın sanal yapısı ise fiziksel yapıdaki işletim sistemleri, yazılım ile üretilen, iletilen ve depolanan her türlü veri ve bilgileri ihtiva etmektedir.

Siber uzayın fiziksel ve sanal yapısı, hibrit savaş denklemindeki her türlü terör olayları dâhil tüm saldırılar, kültürel, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, diplomatik ve askerî savaşlar için çok cazip hale gelmiştir. Bu sebeple siber uzay, hibrit savaş denkleminde siber savaşların cereyan ettiği ve de şiddeti artarak devam edeceği bir ortamdır. Siber uzayda hâkimiyet tesis edenler veya siber ortamda etkin olanlar, burada varlık gösteremeyenler üzerinde her türlü baskıyı uygulayarak istediklerini almak isteyeceklerdir. Bu gelişme, tüm uluslararası ilişkileri etkileyecek ve ona yeni bir renk ve veçhe kazandıracaktır.

Siber uzayla ilgili olduğu gibi siber savaşla ilgili de çok farklı tanımlar yapılmaktadır, muhtemelen gelişmelere bağlı olarak da bunlara yenileri eklenecektir. “Bilgisayar sistemlerinin düşman sistemlerine zarar vermek veya yok etme maksadıyla kullanıldığı bir savaş tipi.” “Düşmanın politik, askerî veya ekonomik bilgilerine ve bilgi sistemlerine zarar vermek veya kendi bilgilerini ve bilgi sistemlerini korumak için bilgi üstünlüğü sağlamaya yönelik faaliyetler.” “Devletler veya devlet benzeri aktörler tarafından gerçekleştirilen, kritik ulusal altyapıları, askerî sistemleri veya ülke için önemli endüstriyel yapıyı tehdit eden, simetrik veya asimetrik, saldırı veya savunma maksatlı dijital ağ faaliyetleri.” “Siber ortamda bilişim sistemleri kullanılarak bilişim sistemlerine yönelik saldırılar ile bunlara karşı alınan güvenlik tedbirlerinden oluşan faaliyet ve mücadeleler bütünü.” “Sahip olunan siber varlıkları ulusal çıkarlar ve menfaatler çerçevesinde korumak için karşı tarafın bilişim sistemlerine zarar vermek, hizmetlerini durdurmak veya bozmak için bir başka ülkenin bilişim teknolojisi sistemlerini yavaşlatmak, bozmak, hizmetini aksatmak veya ele geçirmek amacıyla yapılan saldırılar; yapılacak saldırilara karşı koymak için başvurulan bir durumdur.”

Tanımların hepsinin ortak paydası, siber uzay ve siber uzayda bilgisayar ağları üzerinden yapılan saldırı ve savunma hareketleridir. Dolayısıyla bu savaş türünün kendi içerisinde barındırdığı özel kurallar bulunmasına rağmen ağırlık merkezi kuralsızlık, bilinmezlik, sürprizler, simetrik, asimetrik ve hibrit her türlü yaklaşımlardır. Bu sebeple tahmin edilmesi, öngörülerin yapılması zor özel bir dünyası vardır. Siber savaşla birlikte savaş her yerde olacak, bu bağlamda âdeta zaman ve mekân ortadan kalkmış gibi olacak ve savaşlar kesintisiz olacaktır. Bu savaşta asıl amaç, toprak işgal etmek değil; gerekli ortamı ve etkileri inşa ederek karşı tarafın iradesini felç ederek teslim almaktır. Bu sebeple stratejik aklın çok yoğun, dikkatli ve de hassas bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu süreçte duygusallığa asla yer yoktur ve de hissî davranılmamalıdır.

Hak ile batıl arasında savaş kıyamete kadar şiddetlenerek devam edecektir. Bu sebeple İblis’in Allah’a isyan ederek yaptığı yemin asla unutulmamalıdır; İblis ve onun batıl yolundan gidenlerin yapacağı askerî saldırılar dâhil her türlü siber saldırıya hazır olunmalı, gereği yapılmalı, onlara fırsat verilmemelidir. İblis’in yemininde insan beynindeki farklı karar merkezlerine, psikolojik ve biyolojik merkezli (çip takma olgusu) siber saldırı yapacağı gerçeği vardır ve bu asla unutulmamalıdır: “(İblis) dedi ki: ‘Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.’ ‘Sonra da muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.’” (7/A’râf, 16-17).

Ve şunu hep hatırlayalım, Allah dedi ki: “Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaatlerde bulun. Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez. Senin benim (muhlis) kullarım üzerinde hiçbir zorlayıcı gücün (hâkimiyetin) yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.” (17/İsrâ, 64-65).

 

[1] Sun Tzu, Savaş Sanatı, çev. Gizem Özdemir, Pınar Yayınları, İstanbul, 2023, s. 17.

[2] Ebru Canan-Sokullu, “Savaş Türleri”, Güvenlik Yazıları Serisi, 2019, sayı: 22.

[3] Ebru Canan-Sokullu, agm. Ufuk Uras, “Beşinci Nesil Savaş/Sessiz Savaş”, Harkul Savunma Araştırma Merkezi, Kasım 2020. Şengönül Abdullah, Dördüncü Nesil Savaş Kapsamında Türkiye için Stratejik Tartışmalar, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi, Konya, 2018.

[4] Mustafa Şenol, “Hibrit Savaş Kapsamında Siber Savaş ve Siber Caydırıcılık”, Siber Güvenlik ve Savunma Farkındalık ve Caydırıcılık, Şeref Sağıroğlu, Mustafa Alkan, ed. Grafiker Yayınları, Ankara, 2018, s. 180-195.

[5] Ufuk Uras, agm.

[6] Ufuk Uras, Beşinci nesil Savaş/ Sessiz Savaş, Harkul Savunma Araştırma Merkezi, Kasım 2020

[7] Mustafa Şenol, agm. s.180- 195. Valeriy Gerasimov, “Öngörüde Bilimin Değeri, Yeni Meydan Okumalar Savaşın Şekil ve Usullerini Yeniden Değerlendirmeyi Gerektirmektedir”, çev. Kemal Üçüncü.  https://odatv4.com/analiz/cok-konusulan-gerasimov-doktrini-nedir-03051855-138093. Ali Gök, Hibrit Savaşlar: Rusya’nın Afganistan (1979) Ve Ukrayna(2014) Askerî Müdahaleleri İle İsrail-Lübnan Savaşları (1982, 2006) Örnek Olayları Işığında Tarihsel Mukayeseli Bir İnceleme, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi, Ankara, 2019, s. 13- 30; 81-100. Ali Nedim Karabulut, “Eski Savaş, Yeni Strateji: Rusya’nın Yirmi Birinci Yüzyıldaki Hibrit Savaş Doktrini ve Ukrayna Krizi’ndeki Uygulaması”, Uluslararası İlişkiler, cilt: 13, sayı: 49, 2016, s. 25-42.

[8] Ufuk Uras, agm. Abdullah Şengönül, age. Yücel Özel, Ertan İnaltekin, Melih Arda Yazıcı, “Savaşın Değişen Modeli: Hibrit Savaş”, Milli Savunma Üniversitesi, İstanbul, 2018, no: 18/02. Yusuf Özer, “Savaşın Değişen Karakteri: Teori ve Uygulamada Hibrit Savaş”, Güvenlik Bilimleri Dergisi, 2018, 7(1), s.  29-56.

[9] Hibrit/sessiz savaşla ilgili ayrıntılı değerlendirme için bk. Burhanettin Can, “21. Asrın Firavun ve Nemrutları Sonlarını Hazırlarken-2: Şer İttifakı’nın İslâm Coğrafyasındaki Siber Saldırıları”, Umran, 2026, sayı: 381, s. 4-11.

[10] Ufuk Uras, agm. Mustafa Şenol, “Hibrit Savaş Kapsamında Siber Savaş ve Siber Caydırıcılık”, Siber Güvenlik ve Savunma Farkındalık ve Caydırıcılık, s. 181-221.

[11] Ufuk Uras, agm. Yusuf Özer, agm., s. 29-56. Mustafa Şenol, agm., s. 181-221. Erol Işıkçı, Erman Kiraz, “Hibrit Savaş Kavramının Yeni Savaşlar Perspektifinden İncelenmesi”, SAVSAD Savunma ve Savaş Araştırmalar Dergisi, 2020, cilt: 30, sayı: 2, s. 253-266.

[12] Erol Işıkçı, Erman Kiraz, agm.

[13] Şeref Sağıroğlu, “Siber Güvenlik ve Savunma: Önem, Tanımlar, Unsurlar ve Önlemler”, Siber Güvenlik ve Savunma Farkındalık ve Caydırıcılık, s. 21- 45. Güzin Ulutaş, “Siber Güvenlik ve Savunma: Farkındalık ve Caydırıcılık”, Siber Güvenlik ve Savunma Farkındalık ve Caydırıcılık, s. 85-101. Mustafa Şenol, agm., 180-195. Uras Ufuk, agm.

[14]  Mustafa Şenol, agm.

[15] B. Orhan Doğan, Living English Dictionary: İngilizce Türkçe; Türkçe-İngilizce Sözlük; Living Diamond, Kılavuz Yayınları, 2013

[16] Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu, Ankara, 2005.

 

21. ASIRDA 5. NESİL SAVAŞ/SESSİZ SAVAŞ KAPSAMINDA SİBER SAVAŞ

  Burhanettin Can  – Umran Dergisi/Haziran 2026-382. Sayı   “Düşmanınızı ve kendinizi yeterince iyi tanıyorsanız, yüzlerce savaşa girseniz b...